ÖZEL HABER - Türkiye’nin sıcak iklimiyle bilinen kenti Şanlıurfa, bu yıl son yılların en zorlu kış şartlarına teslim oldu. Kar yağışı ve dondurucu soğukların hayatı olumsuz etkilediği kentte, vatandaşlar çareyi geleneksel mutfağın şifa deposu lezzetlerinde buldu. Çorbacı önlerinde uzun kuyruklar oluşurken; tirit ve kelle paça "doğal antibiyotik" olarak kapış kapış gidiyor.
12 SAATLİK SABRIN LEZZETİ: TİRİT
Şanlıurfa’da kış aylarının tartışmasız en çok talep gören lezzeti, yapımı tam bir sabır sınavı olan Tirit oldu. Geceden ocağa konulan kuzu eti ve kemikler, dev kazanlarda tam 12 saat boyunca kısık ateşte pişirilerek özünü suya bırakıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte lavaş ekmeği, sarımsaklı yoğurt ve bölgenin tescilli isotuyla buluşan tirit, soğuk algınlığına karşı bir kalkan görevi görüyor.
Günün erken saatlerinde dolup taşan lokantalarda porsiyon fiyatları 300 TL’den başlarken, vatandaşlar tiridi sadece bir yemek değil, bir kış koruması olarak gördüklerini ifade ediyor.
BAĞIŞIKLIĞIN GÜÇ KAYNAĞI: KELLE PAÇA
Özellikle kemik sağlığı ve bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle bilinen Kelle Paça, kış sofralarının bir diğer baş tacı. Yüksek protein, kolajen ve mineral içeriğiyle dikkat çeken bu geleneksel lezzet, titiz bir hazırlık sürecinin ardından sofralara ulaşıyor. Uzmanların da önerdiği kolajen deposu çorba, Urfalıların soğuğa karşı en büyük silahı. Artan maliyetlere ve yoğun emeğe rağmen, kelle paça set halinde 450 TL’den satışa sunuluyor.
MERCİMEK VE TARHANA UNUTULMADI
Lüks sofraların yanı sıra halkın vazgeçilmezi olan mercimek ve tarhana çorbaları da soğuk havalarda ilgiden nasibini alıyor. Şanlıurfa’da esnaf, bu yılki yoğunluğun geçmiş yıllara oranla çok daha fazla olduğunu belirterek, "Kış çetin geçiyor ama bizim kazanlarımız Urfalıların içini ısıtmaya yetiyor" dedi.
Halk arasında "şifa kaynağı" olarak nitelendirilen bu lezzet durakları, dondurucu kış şartlarında kentin en hareketli noktaları olmaya devam ediyor.
Kaynak: MUSTAFA EKİNCİ

0 Yorum